SAVAŞ VE YIKIM
Tarihin her sayfasında karşımıza savaşlar çıkar ve bu savaşlar doğal olarak yıkımları beraberinde getirmektedir. Bu yıkımlar çevrenin tahrip olmasının yanında kişilerin iç dünyalarında tamir edilemeyecek travmalar yaratmaktadır. bu denli geniş bir etki bırakan savaşlar sanatta da yerini bulacaktır. İnsanlığın varoluşundan bu yana binlerce savaş olmuş ve hepsinin sonuçları ağır olmuştur. Fatih Sultan Mehmet Han’ın 1453’te İstanbul’u fet etmek için kullandığı toplar; İstanbul’un surlarını büyük bir gürültü ile yıkarken surların içinde yaşayan halkın iç dünyasında da büyük bir travma ile yıkım meydana getirmiştir. Osmanlı devleti için büyük bir zafer olurken orada yaşayan halkta büyük bir travma meydana gelmiştir.
18.yy Fransız devriminden sonra sanayileşmenin de etkisi ile harp sanatında değişiklikler meydana gelmiştir. Bu makineleşme sayesinde savaşta kullanılan öldürücü silahların şeklide değişmiştir. Birinci Dünya savaşında, savaşa katılan devletler en ağır silahları kullanarak yıkıma neden olmuşlardır. Birinci dünya savaşına katılan Otto DİX’in de hayatında da büyük değişikliklere neden olmuştur. Otto DİX eserlerinde savaş meydanında karşılaşmış olduğu salt acı gerçeği yansıtmıştır. Genellikle savaş ortamında doğan veya savaşa katılan sanatçılar, bilinç altına yerleştirdikleri imgelemleri eserlerine yansıtarak savaşların bir tür eleştirisini sanat yolu ile yapmışlardır.

Otto DİX ”Trench Warfare” ‘1932’
Ben de savaşların insanlar üzerindeki etkisini doğmuş olduğum topraklarda yaşamış olduğum savaş ortamından dolayı içimde yaşamış olduğum travmayı imgelere dönüştürerek savaşın insanlarda bıraktığı bilinç altı dehşeti gözler önüne sermek için eserlerimde savaşı konu aldım. Öncelikle eserlerimin çarpıcı olabilmesi için hazırlamış olduğum taslak eskiz çizimlere bağlı kalarak uyguladığım resimlerde beni sınırlarımı aşmaya zorlayan nokta eskizin bitmemesiydi. Eskiz çalışmaları eserde; soyut veya somut çalışmalar ile belli bir görselliğe ulaştığında bırakılması ve sürdürülebilirlik derecesinin doyum noktasına ulaşıldığında izleyicide etkili bir iz bırakacağı kanısındayım.
Değişik materyalleri eserin içinde kullanarak eserde dengeyi ve çarpıcı bir farkındalık yakalamaya çalışarak izleyicide psikanalist bir etki bırakmayı amaçladım. Eserlerimde Henry Moore; heykellerindeki gibi parçalara ayrılmış bedenler üzerindeki delikler, boşluklar ve yivler ile bütün bu zorlukların ve acıların kalıcı izlerini taşıdığını vurgulamaya çalışıyordum.
SAVAŞ VE YIKIM
Her gün televizyon ekranlarında insanoğlunun birbirine yapmış olduğu yıkımı görmekteyiz. Yapılanlar doğru ya da yanlış olmasını bir tarafa bırakırsak, birbirimize en fazla zararı yine bizim içimize gizlediğimiz ben duygusunun tetiklemiş olduğu üstün güce tapınma dürtüsü vermektedir. Bu gücü bir noktada birleştirmek adına kurulmuş sistemlerin başında bulunan kişinin yada kişilerin gücü doğru kullanması sonucu iyi ve yaşanılır bir çevre oluşturulur. Güç ben duygusuna sahip bir erkin eline geçtiğinde çok vahim sonuçlar doğurmaktadır. Örneğin; 2003 yılında ABD’nin özgürlük ve barışı getirme bahanesi ve yaşanılır bir çevre oluşturmak istediği düşüncesi ile Irak’a girmesi orada yaşayan halkın acılarının artmasına neden olmuştur. Ben de bu eserimde Irak’ta yaşanan yıkımı gözler önüne sermeye çalıştım.

savaş ve yıkım 75×110 cm t.ü.y.b
Doğduğum topraklarda yaşanılan katliamlar beni derinden etkiledi. Otto DİX’in dediği gibi “Savaşın beni ne kadar derinden etkilediğini gençken fark etmemiştim. Yıllar boyu, en azından 10 yıl boyunca, hep aynı rüyaları gördüm: harabeye dönüşmüş evlerin arasından sürünerek geçiyorum, ancak geçebileceğim kadar dar olan pasajlarda zorlanarak yürüyorum. Hep yıkıntılar görüyorum rüyalarımda. Resim yapmak da benim için bir kaçış olamadı…”
Dix not defterinde de “Bitler, fareler, dikenli teller karmaşası, pireler, kediler, gazlara, mermiler, pislik, makinalı tüfek, alev, çelik… Savaş işte bu! Şeytanın işinden başka bir şey değil…” diyerek yaşadığı savaşın izlerini iç dünyasına ne denli işlediğini vurgulamak istemiştir.
Yapmış olduğum eserde 2003 yılında ABD uçakları tarafından bombalanan Talefer şehrinden bir kesit sunmaya çalıştım. Yıkılmış binalar ve bomboş caddelerle yaşanmışlığın izleri üzerinde olan bir sahne sunarak izleyicinin sujesinde savaşın travmatik bir etki yaratmaya çalıştım.

savaş ve yıkım II 90X140CM t.ü.y.b
Savaş ve Yıkım II
Bir bomba etkisi ile binalarda oluşan tahribatı izleyiciye etkili bir şekilde verilirken binalardan yükselen dumanlar yapılan tahribatın bir kaç dakika önce olduğu izlenimini vermektedir. Yerde yaralı bir şekilde ölü bulunan insanlar yapılan bombalı saldırının şiddetini vurgulamaya yetmektedir.
Kaynakça
- ottodix.org
- Ç.Ü. Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, Cilt 16, Sayı 2, 2007, s.255-260
- AA, (2001), Çocuklar Öldürülmesin, http://www.hurriyetim.com.tr/haber/0,,nvid~65590,00.asp, [15.02.2003]
- İnsan Hakları Derneği (2002), Savaşlar ve Çocuklar, http://www.ihd-ist.org/newsend.asp?parameter=124, [15.02.2003]
- Mustafa Bulat – Serap Bulat – Barış Aydın, Akademik Sosyal Araştırmalar Dergisi, Yıl: 2, Sayı: 7, Aralık 2014, s. 8-22
- Moore, H. 1983. Moore İle Görüşme, Boyut Plastik Sanatlar Dergisi, Ankara, s. 33
